Gelive ebey, iki lafın belini gırıverem senle...

30 Haziran 2009 Salı

Yaz'a direnmek ya da direnmemek

Yaz geldimi çoğu kişinin içi kımıldar ve o içerde uyuyan 'öteki' uyanmıştır artık.
Ona söz geçirmek zordur ve çokta inatçıdır. Duygular ferman dinlemez.
İnsanı havaya sokan ve hep bir yerlere götüren o müzikler(tıpkı benim bu yazıyı yazarken yaptığım gibi),güzel hava eşliğinde...

İçerdekileride isyana kaldırır.
İnsanın gönlüne söz geçirememesi,direnememesi aslında herşeyi aşikar kılar.
İçindeki seyahat kıvıldanmasına dayanamaz;çünkü artık hayata bahar bulaşmıştır.
Karanlık geçen zamanlar,bütün sezonun sırtındakı dayanılmaz yükü,usanmak...

Buna direnmek ne mümkün,kontrol edemez artık içindekileri;aslında kontrol etmekte istemez




Evet,

Aslında sonuçta budur insan buna uymak ister, karşı çıkmak ona direnmek degil.

Kışın kalınlaşmış teninin güneş görmesini,nefes almasını ve başka tenlere yakın olmasını ister. İsyancılarına uymak hergün başka yerlere göçmek ister.Zaten içindekilerin bavulları hep topludur.

Onlar hep hazırdır bu zamanlarda.(herzaman "let's go" derler.)
Bütün bunlardan bir kaçamak yapmak, başka yerlere göçmek, herşeyi olduğu gibi bırakmak ister. Gönül yayları gevşemiştir.
Artık herzaman baktığı gönül penceresini biraz daha aralamıştır bu zamanlarda.






Hep başını koyacak sığınacak birini arar.

Kimi prensini, kimi prensesini,kimi de yaz aşkını arayış içindedir.
Zaten hep bir arayış içinde degilmiyiz?

Hep bir şeyler aramaz mıyız?

Kimilerininse böyle bir havası yoktur.Bıktığını usandığını ve hatta bunlara doyduğunu düşünür.Onların arayışı daha farklıdır.

Yalnızca doğayla yakınlaşmak,tabiatla sevişmek ister.
Yayıla yayıla hamak keyfi yapmak ister esen yaz rüzgarları eşliginde.
Bu yaz rüzgarları akşamlarıda büyük mesaidedirler aslında insanlar pek farkında olmazlar.

Bu hoş rüzgarlar öyle bir kimliğe büründürür ki insanı, yaz akşamlarının kahramanıdır adeta..
Kısacası yaz bambaşka birşeydir.
Kişilerin ondan aldıgı hazı anlatmak güçtür.
Analtılamaz...
Yaşanır...

28 Haziran 2009 Pazar

İHTİYAR'IN YERİ



Evet arkadaşlar restoranı bugün açıyoruz..

Muhabbeti,müşterisi,bereketi bol olsun..

Bu ihtiyar dili döndüğünce birşeyler paylaşacak burda.
En leziz menüyü sunup,
keyifle izlenmesi için uğraş verecek.

-Sen de kimsin be adam nerden çıktın?
-Ne yazacaksın,ne zamanları yazacaksın?
-Seni neden takip edelim?

-Peki ya vizyonun,misyonun..

-Kısacası burada var olma sebebin ne be adam?
Bu sorulara cevabım basit:Amacım, geyik değil fikir üretmek.



Uzatmayacağım ilk yazı bu kadar.

Yolumuz açık olsun, restoranımız hep muhabbetle dolsun..

25 Haziran 2009 Perşembe

Başlıyor..

blogların en lezzetlisi için çabalıyorum..

çok yakında başlıyor..